The Galliard

Share it Please

The Galliard, ismini Rönesans dönemindeki bir dans ve müzik türünden almış. Fransa, İtalya ve İspanya'da meşhur olan bu dans özellikle aristokrasinin eğlence anlayışında önemli bir yere sahipmiş. Merak edenler için aşağıdaki iki dakikalık dansın videosunu paylaşıyorum sizlerle.



    

The Galliard Etiler'deki popüler mekanların çokça bulunduğu Nispetiye Caddesi üzerinde. İçeri adım attığınızda kapınızı açan, hoş geldiniz diyen tatlı insanların dışında kocaman bir yüksek bar masası ile karşılaşıyorsunuz. Yemek öncesi burada toplanabilir ve yanı başınızda çalınan piyano ile canlı performansların keyfini geniş kokteyl menüleriyle çıkartabilirsiniz. 


Adının hakkını veren bir mekan olduğunu söylemeliyim, sanatla sanatçıyla iç içe şık bir Akdeniz mutfağı. Menüsü İtalyan, Fransız ve İspanyol mutfaklarından seçmelerle dolu. Pasta dediğimiz tür İtalyan, kırmızı et dolu, soslu yemekler Fransız ve barda servis edilen Tapaslar'da İspanyol mutfağından seçilmiş.


İlk olarak kendi yapımları olan ekmek sepetinden seçtiğimiz ekmekler eşliğinde, beş peynirli krema; zeytinyağı ve balzemik sosla servis edildi. 


Başlangıçlar hazırlanırken, ana yemekten önce beyaz şarapla başlamamız tavsiye edildi. 

Bu arada piyano sesi kesildiğinde arka fonda çalan müzikler hemen dikkatimizi çekti. Sordum soruşturdum meğerse pazartesi ve pazar günleri hariç Power FM'in Dj'lerinden seçmeler dinletiyorlarmış. Müzikler ve yemekler harmanlanınca hepimizin aklına Eat, Pray, Love filmi geldi değil mi?

Başlangıç olarak Fransız mutfağının değişmezlerinden Fırında Dana İlik geldi.


Kemiğin arasındaki ilik garsonlar tarafından özenle kaşık yardımıyla masanızın başında ayıklanıyor. Beraberinde bulunan arpacık soğanlı armut marmeladı eşliğinde çıtır ekmeklere konulup servis ediliyor.

Biraz ağır bir yemek olduğunu söylemeliyim, etobur biriyseniz (benim gibi) tatmanızı öneririm.

Sırada değişik sunumu ve ne olacak bu kadar malzeme diyeceğiniz Steak Tartare var.


Sinirlerinden ayrılmış eti bir çok baharatla ve (fotoğraftan zeytinyağı sandığınız) viskiyle karıştırıp çıtır ekmek ve Akdeniz yeşillikleriyle servis ediyorlar.

Tartare yemek herkesin sevebileceği bir şey değil daha önce de bu yazımda bahsetmiştim sizlere.

Değişik bir tat arayanlara tavsiye ederim tadı lezzetliydi.

Tapas menülerinde bulunan bir yemekle devam ediyoruz Balık Solungaç!
İsmi her ne kadar ürkütücü gelse de lezzeti de bir o kadar muhteşem.


Zeytinyağında pişirilen Sinarit ve Halibut balıklarının solungaçlarından yapılan bu yemek masanın çok konuşulanlarından oldu. Sıcacık balık parçacıkları beyaz şarap eşliğinde epey lezzetliydi.

Tarhun ile Izgara Enginar; 


Ejder otu olarak da bilinen Tarhun otu Fransız mutfağında en sık kullanılan baharatlar arasında yer alıyor. The Galliard Tarhun ile Izgara Enginarı; börülce fasulye, taze tarhun ve taze hardallı limon sos ile servis ediyor.

Lezzetli yemekleri kadar görselliğe de önem verdiklerini her tabakta görüyorsunuz. 

Buratta; tereyağı gibi ağızda eriyen ve yemeklerin tadını arttırıcı etkisiyle ünlü bir İtalyan peyniridir.


The Galliard sunumu; ızgara sebzeler (kabak, patlıcan, kuşkonmaz, çeri domates), Antep fıstığı, balzemik sirkesi ve pesto sos ile yapılıyor.

Buratta hafif bir peynir olmasıyla en beğenilen peynirler arasında yer alıyor. The Galliard'ın bu sunumunu denemenizi öneririm.

Ana yemek olarak da mekanın en başarılı seçeneklerinden olan Parmesan tekerinde Risotto yedik.


Instagram hesabımızdan sıcak sıcak videosunu izleyebilirsiniz. Pek alevli bir gösteri olduğunu söyleyebilirim, görsel açısından ve lezzet açısından tam not aldı bizden. 

Et yemekleriyle beraber beyaz şarabın yerini kırmızı şarap aldı.


İncik: fırında meşe ateşiyle islendirilerek pişirilmiş ve yanında bezelyeli risotto (sarıkız mantarlı sos ile) bulunmakta. Etlerini lezzetli görsel sunumunu da gayet başarılı bulduğumu söylemeliyim.

Ana yemeklerden son olarak da Dana Kaburga benim gibi et severlerimizin yüzünü güldürdü. 


Yaklaşık 350-400gr arası et var porsiyonunda.


Yemeğimizin son bölüme geldiğimizde ise tatlılarla kapanışı yaptık.


Tiremisu diğer lezzetler kadar cezbetmedi beni, açıkçası sıradan buldum ancak kötü değil.


İkinci tatlımız ise vanilya marine nektarinli misket limonlu sorbeydi. Ağızda mayhoş bir tat bırakan bu tatlı güzeldi farklı tatlılar denemek isteyenlere öneririm.

Bir de en sona sakladığım, tatlı faslından aklımda en çok kalan tatlı; Balkabaklı Krem Brüle vardı.
O kadar beğendim ki fotoğraflamayı unutmuşum affola!

Lezzetli yemekler hoş sohbetlerle birleştiğinden saatin nasıl geçtiğini anlayamadığımız akşam yemeği nasıl olduysa gece son buldu. 

Mekan görselleri;








Adres: Nispetiye Cad. Etiler Apt. No:104/C
444 0 233

Bu geceyi düzenleyen Zomato'dan Ayda ve İrem'e, lezzetlerinden, servislerine kadar özenli The Galliard ailesine çok çok teşekkür ederim.

Bize destek olmak istersen yapman gerekenleri Destek Ol sayfasında bulabilirsin. 


Sosyal medyada takip etmek istersen:

2 yorum:

  1. Blogunuzu cok begendim. Benim gibi vejetaryen olanlar icin de mekan onerileriniz var mi? Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdilik sadece Parsifal Vejetaryen Restaurant'ı kaleme almıştım. Mekanlar menüsünden o yazımı bulabilirsiniz. Yorumunuz için de ayrıca teşekkür ederim.

      Sil

Zomato çok güzel gelsenize

Zomato'daki yeme-içme maceralarıma göz at!

Yazılarımız size gelsin

Takip Etmeyi Unutmayın;